
Anneannem Serisi -1
Güncelleme tarihi: 15 Oca 2024
Gece oturup tam bir domatesi ince ince kesip yediğin zaman anlıyorsun bir şeylerin yolunda gitmediğini. Bir dakika son kalan dilimleri de ağzıma atıp yazıya devam edeceğim. Şu depresif modumdan çıkmamı sağlayacak bir hikaye geldi aklıma. Hadi bundan konuşalım bırak domatesi falan.
Hikayenin ana kahramanı sevgili anneannem. Diğer ikisi de kuzenlerim, şimdilik isimleri Ryan ve Samantha olsun diyormuşum, komik olurdu, şaka, Neslişah ve Eren. Teyzem çalıştığı için bu ikilinin çocukluğu anneannemle geçti, yan yana binalarda oturuyorlardı. Fakat bu iki küçük çocuk artık evde yalnız sıkıldıklarından mıdır nedir aksiyonları bitmezdi. Sürekli yeni hikayelerle gelirlerdi.
Bir gün bunlara bir kuş alınmış. Çok mutlu olmuşlar ama kuşu da sevmek istiyorlar bir yandan. Fakat kuş başını çok salladığı için Eren korkuyor. "Abla sen kafasını tut ki rahatça öpebileyim" diyor. Neslişah da abla olarak cesur olup sıkıca kuşun boynunu tutuyor, böylece rahat rahat öpüp seviyorlar. İkisi de çocuk malum ortaya trajik bir manzara çıkıyor. Elini çektiği gibi bir bakıyor ki kuş ölmüş. İkisi ağlaya ağlaya helak oluyorlar. Çok üzülüyorlar. Hemen anneannemi arıyorlar gelip onları teselli etsin diye. Anneannem de çok yufka yürekli ve duygusal bir kadın olmasıyla tanınır. Sulugözlülüğüm ona çekti galiba. Her neyse, anneannem zavallım kuşu ölü görünce kendinden geçip ağlamaya başlıyor, olayın aslını da öğrenince çıldırıp bir bizimkilere terlikle girişiyor, bir ağlıyor, bir dövüyor, bir ağlıyor.
Evet kuzenlerimin bu epik dayak yeme hikayesine bayılmakla beraber, sevgili kuşa rahmet diliyorum. Anneannemi de tebrik ederim elleri dert görmesin. İyi olmuş size küçük canavarlar.
Kendime geldim. Hikaye mi iyi geldi domates mi bilmiyorum, sulu sulu ve tuzlu bir domatesin iyi gittiği kesin. Bazen böyle kısacık yazılar. Sevgiler!


Uzun zaman sonra içten bir blog yazısı gördüm. :) Devam ettirin bunu. :)