
Her Şey Yolunda
- ekinbasbuga
- 21 Kas 2023
- 2 dakikada okunur
Bu yazıyı yazabildiğime göre her şey yolunda. Her şey yolunda. Her şey yolunda. Ama olmayabilirdi. Ve buna ben karar veremiyorum. Benim aksiyonlarım, kararlarım, inançlarım karar vermiyor. Çocukluğumdan beri defalarca gördüğüm bir kabus var. Belki 20 defa görmüşümdür. Hayat kabuslarımızı bize yaşatmasın. Kabus gibi yaşatmasın en azından.
Bu hafta babam büyük bir hastalık atlattı. Umarım. Her şey yolunda. Ama olmayabilirdi. 20 yaşımdan beri yani tam 4 senedir bu konuda tetikleyici çok şey yaşıyorum. Ne yazacağımı nasıl derdimi anlatacağımı o kadar bilmiyorum ki. Birden fazla şeyi etkilemiş bu hafta yaşadığımız olay.
Birincisi hayattaki en büyük korkum, onun üzerine konuşmak istemiyorum.
İnsan hastalanabiliyor. Kaza geçirebiliyor. Birini kaybedebiliyor. Hayat yine baktığımız ve kendimizi tanımladığımız yerden devam edebiliyor mu? Yıllar önce engelli bir insan olabilmenin ne kadar kolay olduğunu fark etmiştim. O zaman yine hayat şimdiki gibi olacak mıydı? Güzellik algım o dönemde öyle bir kırıldı ki, artık beni güzel bulan insanlara irite olduğumu fark ettim. Ooo büyük karanlık bir tarafımı az önce yazmışım gibi hissettim şu an. Kast ettiğim beğenilmek değil, güzel bulunmak. Fiziği güzel, kaşı güzel, eli güzel vs. O kadar elimde olmayan, o kadar geçici ki. Sinirlerim bozuluyor. Bir beyin kanamasına, bir şeker komasına, bir trafik kazasına bakıyor. Sonra hop. Hani nerde güzellik? Kusura bakmayın hocam sizi şöyle kenara alalım. Sıradakiiiii! Çok geçicisin güzellik, çok yalansın. Tıpkı sağlık gibi. Tıpkı yaşamın ta kendisi gibi.
Hastanede kalıyoruz birkaç gündür. Hastane koridorlarında yürüyüş yaparken hayata ilişkin konuşuyoruz babamla. O kadar derin konular konuşuyoruz ki garipsiyorum. İnsan bazı görüntüleri bazı kişilerle birleştiremiyor. Hastanede geçirdiğimiz günler 90'larda geçiyor gibi. Çok katlı olmayan binaların arasında, ağaçlı bir sokağa bakarken Ankara'nın azizliğinden odamızı paylaştığımız amcanın tanıdık çıkmasıyla eski günlere dem vuruluyor. Bilardo oynamaktan falan söz ediliyor. Babamların jenerasyon nedense bilardo oynamayı çok seviyor. Gelen giden çok oluyor. Esprilerine gülüyorum. Acıkmıyorum. Canım kahve istemiyor. İçimdeki şeytanlar irkilmiyor. Olağan bir akıcılıkta, kiremit rengi geçiyor birkaç gün.
Zor anlar oluyor. Çok yalnız hissediyorum. Değilim. Acı öyle hissettiriyor.


Yorumlar