top of page

İstanbul’da deniz varsa Ankara’da Kıtır var

ekinbasbuga
31 Tem 2024
2 dakikada okunur

Güncelleme tarihi: 15 Ağu 2024

Merhaba!


Öğle arası iş arkadaşlarımla Kıtır’a gittik. Yıllardır gündüz nasıl göründüğünü doğru düzgün bilmediğim Kıtır’ın öğle menüsü çıkarttığını ve inanılmaz lezzetli yemekler yaptığını görmüş oldum.


Kamudan emekli bir bey aşçısıymış. Kendisinin bir fotoğrafını çekmek için izin istedim, sevindi ve hemen poz verdi.


5 gün ofisten çalışılan yerlerde çevrenin inciği cıncığı öğrenilir. Şuranın şusu iyi, buranın aşçısı bir zamanlar şuymuş. Orada kışın kesin şunu içelim. Buranın da yazın bahçesi süper oluyor…


Ankara zaten mekan anlamında tutkulu bir şehir. Müdavimleri olan, kültürü olan yerler çoktur, sevilir ve tutulur.


Çevrede bizim gibi çok beyaz yaka olduğundan gömlekli pantolonlu insanların kıtırdaki minicik masalara sığışması ve herkesin birbirini aşağı yukarı tanıyor olup selâmlaşmasını izlemek oldukça keyifliydi.


Elimde tepsiyle az önce selamlaştığım ve kim olduğunu hiç çıkaramadığım birilerinin önünde beklerken (ve o birileri genelde çok önemli birileri çıkabiliyor o yüzden aman diyeyim dikkatli davranmakta fayda var) servis yapan beyin arkasındaki satılık tişörtlerdeki yazı gözüme çarptı:

“İstanbul’da deniz varsa Ankara’da Kıtır var”


Bak adam Kıtır’ı öyle bir yere koymuş anlatabiliyor muyum.


Garip insanlarız Ankaralılar.


Bir dönem de Atakule’nin dibinde staj yaparken, öğle araları Çankaya lokantasına gidiyorduk. O garip nostalji bana “herhalde hayatımın güzel bir dönemini yaşıyorum” hissini verirdi. (Bunda o dönemki yöneticimin etkisi de büyük ama onu başka bir yazıda anlatacağım)


İnsan bunu hisseder mi sahi?


Şimdi, bugün, Kıtır’dayken yıllar sonra o hissi tekrar yaşadım. Bunun nedeni atmosfer mi, ahşap masalar ve sandelyeler mi, Kıtır’ın uzun zamandır var oluşu mu yoksa kırmızı dizaynı ve o ara sokağımsı yerdeki tabureler mi artık nedir bilmiyorum gerçekten.


Belki de sadece stressiz bir yaz olması…


İlk kez doğru düzgün kendi paranı kazanmak, ayaklarının üstünde durabilmek, hayallerinin olması ve gençlik.


Bazen aslında huzur bu kadar kolay.


Bir salı günü, öğle arası, elinde tepsiyle güveçte şehriyeni almayı beklerken iyi olduğunu fark edecek kadar basit.


Çok sevgiyle,

 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Ankara

Geçen haftadan beri Ankara’daydım. Annemle Behzat Ç’nin son sezonunu izledik. Denk geldi orada izlemek. Son sezonu birlikte bi linç etsek...

 
 
 

Yorumlar


bottom of page