top of page

Kibirle Arayanlar

ekinbasbuga
21 Nis 2024
2 dakikada okunur

Eski dostunuz tankla geldi.

Kafamdan replikler geçiyor. Oradan buradan cümleler mıh gibi aklıma kazınıyor. En iyisini bildiğini düşünen insanlardan nasihat dinlerken içimden Şeytan’ın Avukatı filminde Al Pacino’nun “Kibir en sevdiğim günah” deyişini hatırlayıp kıkırdıyorum. Bu kişilerin sonsuz bir özgüvenle ve sıfır psikoloji bilgisiyle yaptıkları çıkarımları ancak böyle değerlendirebiliyorum çünkü. Var olanı almaya çok alışmışız. Master dersimde tekrar siyaset felsefesi çalışmaya başlayınca, bu sefer lisansın aksine konulara zevkle ve ilgiyle yaklaşmaya başladım. Bilkent’in korkunç felsefe dersleri travmasının da etkisi var. Elimiz ayağımız titriyordu o derslerin kredisinin ağırlığından.


Bu hafta Kant’ı sunarken, onun düşüncelerinden çok etkilendiğimi fark ettim. Bin kere okuduğumuz Kant’dan şimdi mi etkileneceğin tuttu diyebilirsiniz dostlarım. Yaş kemale erdi artık felsefeyle ilgileniyorum şşş. Şimdi Kant abimiz (hocam böyle yazdığımı görse ne tadımız kaçardı) aydınlanma düşüncesinde o kadar mantıklı bir çıkarım yapmamızı sağlıyor ki. “Aydınlanma özgür düşünce ve kendi ayaklarımız üstünde durmamızla olur. Tembellikle, korkaklıkla bu iş yürümez, kafayı çalıştır bi zahmet hoca “diyor. “Var olanı kabul etme, dogmaları dayatmaları alma kafa tut” diyor. İyi diyorsun Kant abi ben arkandayım. Buradan kendi hayatıma çıkarım yaparken, insanları da bu minvalde gözlemliyorum işte. Akademi gerçekten hayatımın aydınlık yüzü gibi. Çok zor, hiçbir zaman da kolay olmadı. Düşünmek ve fikir üretmek bu kadar temelden gelirken nasıl bu kadar çaba gerektirebilir bir taraftan da oldukça ilginç.


Bir diğer uğraştığım söz “aramakla bulunmaz fakat bulanlar yalnızca arayanlardır”. Biraz buğulu bir söz, hafif dini çağrışımları olan falan. Tabii nasıl anlamak istersek öyle şekillenir. Benim sürekli kendimle bir derdim var. Bayadır bu böyle. Aradığım ben bulduğum ne bilmiyorum, daha bulamadım. Aramakla bulunmaz, lakin… Megaloman görünmek istemem. Kibir konusunda kendimle zıt düşmeyeyim. İnsan kendini bulmadan başkalarını nasıl anlamlandırabilir ki. Çevremdeki insanlar hep aklını, kalbini genişletmeye çalışıyor. Ne büyük mutluluk ki böyle bir çabamız var. İyi olmak için çabalıyoruz. Bakınız bu da derste uzun uzun Kant hakkında konuşurken “iyi” olmak üzerine bahsettiğimiz bir konu. Dersi bi sevmişim yalnız değil mi? Kant’a göre, according to Kant, paper yazmaktan ciğerim solmuş… Öhöm neyse… iyi insan olmayı görev hatta bir ödev olmayla birleştirmek manasına getiriyor. Friends izleyenlerimiz için sadeleştireyim. Joey ve Phoebe birine fayda sağlamanın bencillik olmasına ilişkin bir atışmaya tutuşuyorlardı. Phoebe kendisini iyi hissetmeyeceği şekilde iyilik yapmaya çalışıyordu falan. Kant’da temelde bunu söylüyor aslında. İyilik olsun diye değil, o iyiliği yaptığı için kendini iyi hissedeceği için de değil. Tamamen ödev bilinciyle. Buradan iki tartışma doğuyor. Birincisi istemeden de olsa doğru olanı yapıyor olmak ve ödev bilincini yerini getiriyor olmak nihayetinde yine bir kişisel tatmin sağlamaz mı? İkincisi ise bir insan aslında iyilik yapmak istemediği halde ödev bilinciyle iyilik yapıyorsa bu onu gerçek bir “iyi” yapar mı? Bunları da arıyorum işte arkadaşlar. Bulunur mu bilmem.


Odtü’ye bayıldım. Göbek bağımla kavuştuk fakat çok yoğun geçiyor. Parçalara bölünmüş çok kişilikli bir yaratık gibiyim. Bankacı olmak beni bir personaya büründürmek zorunda bırakıyor sanırım. Kendim olmam mümkün değil ama o personayı geliştireceğim çünkü hiç başarısız olasım yok. Öyle bir dönemimde değilim. Kibiiiiir en sevdiğim günah!


Bir süredir koşturmaktan yazamıyordum. Sonra dedim ki “Sen yazamıyorsan ölmüşsün kızım, kalk da az anlat Kant mant bir şeyler”. Mum falan yaktım, tabiiii. Ari Barokas’ı düşündüm bi dedim napıyorsun? Uykusuz Bahar’ı da alamadım daha. Denizciğim yazdı oysa. Büyük crushım bilen bilir. Takdir ediyorum da denebilir. Adanmışlık kadar seksi çok az şey var. Isınma yazısı oldu. Yazmakla bitmez ama yazanlar ancak… Tamam tamam. Öpüldünüz dostlar.


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Ankara

Geçen haftadan beri Ankara’daydım. Annemle Behzat Ç’nin son sezonunu izledik. Denk geldi orada izlemek. Son sezonu birlikte bi linç etsek...

 
 
 

1 Yorum


zübeyde ağgez
zübeyde ağgez
21 Nis 2024

Çokça beğenildi, sevgiler :)

Beğen
bottom of page