top of page

Road Trip

  • ekinbasbuga
  • 14 Oca 2024
  • 2 dakikada okunur

Selamlar sevgiler


Yeni yıl bomba gibi başladı. Pek öyle başlamadı. Eğleniyoruz ama. Bazen mutsuzum tabii. Genelde enerjiğim. Sabahları mutluyum, gece mutluyum. Öğlenler mükemmel değil. Yenişehir’de bir öğle vakti nasıl geçerse işte.


Aralık’ın son haftasından beri sürekli bir yerlerdeymişim gibi hissediyorum. Öyleyim biraz. Fena da bir his değil.


Bazı arkadaşlarımın bloğumda heyecanla okumak istedikleri bir hikaye var. Onlara gerçekten bayılıyorum. Önceki yazımda “2024 ne yıldı be abicim” lafımı bana ilk haftadan yaşattılar. Öyle bir ekip ki, herkes her şeye uyabilir. Aralarında Antalya’dan gelmiş bazı arkadaşlar var. Ne yapalım öyle seveceğiz diyormuşum. İkisi bir gıcık olsunlar. Beni az gıcık etmediler malum.


Bu ekiple böyle kesintisiz bir 36 saat geçirdik sanırım geçenlerde. Akşam bir toplandık. Haydiii… Sabaha kadar konuşulmadık konu kalmadı. (Önceki yazımda da onlar vardı evet az görüşelim arkadaşlar bakın tekrara düştüm)


20’li yaşlarda böyle derin sohbetler yapabildiğimiz bir çevrede olmak büyük şans. Çok ihtiyaç duyuyoruz çünkü. Büyük kararlar aldığımız, kendimize toplumda bir yer edinme uğraşında olduğumuz yaşlar. Ne olduğumuza, nasıl olduğumuza karar veriyoruz. Velhasıl kelam, güzel müzikler dinledik, çok tartıştık, çok güldük. Birbirimizin yaralarını sardık. Her daim dert ortağınız olarak buralarda olacağım.


Sabah artık konuşmaktan yorulduk, acıktık. Bir simit yiyelim bari dedik. Ümitköy’e doğru yola çıkmak için arabaya doluştuk. Derken o epik kadından epik söz geldi “Böyle Eskişehir’e gidiyormuşuz”


E gidelim dedik.

Yol, o uykusuzluğa ve yorgunluğa rağmen çok güzeldi. Özellikle arkada oturan doktor, kaymakam, suçlu benzetmesi… Kaymakam olur mu kendisi bilmem ama ne yaparsa çok iyi yapacağı kesin. Çok donanımlı.


Doktorumuz Antalyalı ama olsun… Kızma. Sayesinde güvende hissederek ilaçlarımı kullanabildim evden uzakta. Ayrıca çok iyi fotoğraf çektiğini eklemek zorundayım.


Bankacımız zaten malum… Ekonomi mezunu olduğunu kazı kazan oynarken anladık. Herkes uyurken bir saniye gözünü kırpmadan götürüp getirdi bizi. Öyle bir yetenek.


Kızlar olarak biz ise grubun anneleri olduk.  Canım arkadaşım sağ olsun sayesinde bir araya geldik ve onun teklifleriyle böyle çılgınlıklar yapıyoruz. Ah o kız…


Eskişehir hafif yağmurluydu. Favori kış içeceğimiz salepi alıp bir pazar günü sakin sakin sokakları dolaşmak ve sohbet etmeye devam etmek harikaydı. Hem de öyle bir gecenin üstüne. 2024 fena başladın abicim. Başımı döndürecek gibisin.


Ankara’ya dönüşte yine arkadaşlarımızdan biri “Bugün sadece doğru kararlar alındı” dedi. Öyle oldu gerçekten.


Anlaşılmaya, duyulmaya, sorunsuzluğa derinden bir ihtiyaç var…


Kimseyle kıyaslanmasak, yarışmasak mesela. Küçücük hayatlarımızda kısacık ömürlerimizde dert tasa taşımasak.


Telaşlanmak, öfkelenmek, koşturmakla geçiyor günler çoğu zaman. Malum hayat. Bu esnada tüm bunlardan uzaklaşmamıza yardımcı olan, beraberiz tamam hallolacak hissi veren herkesi çok çok seviyorum. Öyle insanlar olalım. Olabildiğimiz kadar…


Bazen çok ihtiyacımız oluyor çünkü!


 
 
 

Son Yazılar

Hepsini Gör
Ankara

Geçen haftadan beri Ankara’daydım. Annemle Behzat Ç’nin son sezonunu izledik. Denk geldi orada izlemek. Son sezonu birlikte bi linç etsek...

 
 
 

Yorumlar


bottom of page